21 Ağustos 2019 Çarşamba

Duman Kokusu




sokak tablosu resmi ile ilgili görsel sonucu










Duman kokuyor sokak…
Aklımda niğde'nin kaldırımları var,
Bir de ibrahim’in ölü suratı
İçimde terk ettiğim benler var.
Hep peşimdeler, ama yakalanmadım daha!
İyi mi? Birde yeni hayaller çıktı karşıma.

Yaşamak
çok güzel lan!

Yenemiyorum.
İbrahim'in mezarına iki kürek toprak atışımı.
Vicdanımda bir yara bu!
Şerefsizler, çokta hızlı örttü üstünü
Üç yıl oldu olacak bugün yarın.

Canım pislik çekiyor…
O beni tamamlar sandım, yanılmışım.
Boş yere moda girmişim.

İbrahim’in mezarına iki kürek toprak attım.
İçime dert oldu, bana kalmıştı sanki
İnsan arkadaşını gömer mi?
Gömmemeli.

O günden beri,
Yokuş çıkıyorum rüyalarda…
Trabzon'daki çaycı kız aklıma geliyor.
Ne yapıyordur kim bilir,  o kasvetli havada ?

Sonra ibrahim’in mezarına gidemedim hâlâ.
Üç yıl oldu olacak bugün yarın.
Bir üst geçide çıkıp ağladım, geçmedi.
Onunla dağlarda gezdim, soğuklarda.

İstanbul günlerim geldi aklıma.
Herkesin beni hakir gördüğü bir mekanda.
İstiklal'de ölümden korkarak yürüyordum
Üç israil'li ölmüş, dört gün önce.
Ben de ölmek ister gibi yürüdüm durdum,
İbrahim'in anlardım belki gömülünce.

Mezarına iki kürek toprak attım.
Öğrense kızardı bana!
Ben ona gitme dedim, gitti ama.
Belki bağlasaydım bir yerde, gidemezdi.
Gitmeseydi, ölmezdi belki ama.
Ama öldü! Ama ben gitme dedim ona.
Gitme ibrahim, annen kızar.
Lütfen ölme.

Eve sarhoş gittim sonra,
annemin bana güveni öldü.

Artvin günlerim geldi aklıma.
Faşist bir arkadaşla uyuduk üç gece.
O da üç yıl önce, iki kürekten sonra.
İki kürek toprakla geziyordum,
Gitsemde ne kadar uzağa.

İbrahim’in mezarına iki kürek toprak attım.
Tahtalara çarptı toprak , o korktu.
Bir ölüyü gömmenin büyümüşlüğüyle kaldım.
      Bir ölü , bir sakat…

2016

19 Temmuz 2019 Cuma

Senin Yüzünden


















Senin yüzünden oldu bunlar
Geçmişe benzeyen yüzünden
Son sürat çarpıştık ya
Gözlerime çıkan yüz izinden

Senin yüzünden oldu bunlar
Beni alıp buralardan götüren
Koklanacak kadar yakın gelen
Öpülmeyecek kadar uzakta
İfadesi hep bir cevabı veren

Senin yüzünden oldu bunlar
Ama bilmem hangi yüzünden
Hep bir giz barındıran
Yorumlanamayan yüzünden

Senin yüzünden oldu tabi
Tüm insanlığı gizleyen
Kanatların yok işte
Özel güçlerin filan yok
Tüm bunlar senin yüzünde.

Kavuşamayanlar Pasajı




Pasajdayım, karanlık bir pasajda
Sevgilimi soyarken kırıldı rüyam.
Çirkin insanlar, idrar kokan koridorlarda.
Bir ben ait değilim buraya,
Bir de süs köpeği olan kadınlar...

Bir bardak çaydı içtiğim.
Bir kavga patlak vermeden önce
Bir adamı bıçakladılar pasajda
Üzüldüm beyaz gömleği kan olunca
Annesi kızacak bıçaklanan adama
Neyse ki gerek kalmadı üzülmeme
Bıçaklanan adam can verince

Pasajdayım karanlık bir pasajda
Kavuşamayanlar pasajının en alt katında
Bir adam bir kadını kucaklamış
Kadın dediysem, ellili yaşlarında
Hayatın artıkları ve tükürüklü yüzleriyle
Bir pasajdayım karanlık bir pasajda

Sevgilimin bileklerini öperken kırıldı hayal
Onun koyu gözleri gibi, koyu kalbi var
Bir derdim var, seni sevmek istemiyorum
Bir derdim daha var, seni hiç sevmek istemiyorum
Ölgün memelerinden daha haz veriyor
Cehennem biletleri satılan,
Kavuşamayanlar pasajında  kırılmak.


8 Şubat 2019 Cuma

Ayna























Yüzümü aynada seninle kestim.
Seninle geçtim bu fırtınaları.
Uzak dağları yakın ettim.
Öyle hayaller kurdum ki,
Mahcup ettim duaları.

Ben iş tutmaz, nasihat arsızı.
Yolların anlamını anladım.
Kelimelerin alevini harladım.
Unuttum unuttum geçmedin,
Yorulduğum yerden sevdim seni.

Yüzün eskimiş bir eşya gibi
Çatlak bir camdan göğe bakmaksın
Karlı bir gece, derin bir nefes almak
İnsanın büyüdüğünü anladığı ilk ansın.

Ben mutsuzluğun, canlı heykeli,
Karıştığım her zamanı siyah edenim.
Düşündüm düşündüm, bir şeyler olmadı,
Bir düşüncenin acısında oyuldum.
Sabahı geçtim,  sonra geceyi buldum.
Zamanın etkisini kavradım.

Adın, varlığımın tek kelimesi,
Sıkıntım, heyecanım, ve varlığımsın.
Öldüğüm yerlerimden döktüm seni.
Diriltip, diriltip yeniden sevdim.

Ben kaybolmuş, arayanı olmayan.
Aynaya bakınca gördüğüm sensin.
Hiç ettim bedenimi ve sözlerimi.
Hiç gereği yokken, çok sevdim seni.



7 Ocak 2019 Pazartesi

Ben Bu Şiiri Sana Yazdım


Ben bu şiiri sana yazdım
Buğulu bir bardağı avuçlar gibi.
Sabaha çok vardı, umut yoktu
Kana kana içtim, kandığımla kaldım.

Kim yakmıştı bu ateşi içimde
Her gelen bir odun attı, harlandı
Ben bu şiiri boynunu görünce yazdım
Ne öptüm ne dokundum, yandığımla kaldım.

Tüm olumsuzluklar, benimle ilgilidir.
Dudak izlerim geçmiştir yenilmiştir.
Unutulmuşumdur, yok olmuş, eskimişimdir.
Bir olmazın peşinde çabalamakla kaldım.

Yeni bir organ gibi uzanıyorken ellerin.
Yer yüzünde sana özgü bir yavaşlıkta
Kar yağıyorken, kuşlar kim bilir ne haldedir?
Tasalarım ağır geldi, saplantımla kaldım.

Ben bu şiiri sana yazdım.
Senin ellerin, ayakların, rujların için.
Kolumun altında kapladığın yeri buldum.
Sonsuz bir sensizliği keşfettiğimle kaldım.

07 Ocak 2019 Kar yağarken.

Çirkin Olmak
















Yüzümü avuçlasam
Ben büyüdükçe çirkin oluyorum
Üstümü örtsen, sobayı yaksan
Ruhumdan çıkmayan kokuyu bulsan
Ben büyüdükçe, ölüm oluyorum
Anneciğim yan odada yaşam kokuyorsun.

Oysa korkutuyor artık beni
Ölümler, krizler, faturalar
Ben, bu dünya için dertlenecek adam değildim
Ben, büyüdükçe çirkin oluyorum.

Ilık sularda yıkasan beni
Yüzüm yeniden yumuşak olsa
Başımı okşasan, sesimi duysan
Adımın yerine geçecek bir renk bulsan
Ben büyüdükçe çirkin oluyorum
Bunu telafi edecek bir yalan bulsan

Herkes yaşıyorken, henüz mezarlar boşken
Bahçeler vardı, akarsular ve evlenmemiş kızlar
Çok korkutuyor beni zaman
Perdeleri savuran şu amaçsız rüzgar.

Yüzümü avuçlasan
Ağlıyorum.
Ben büyüdükce
Çirkin oluyorum.

23 Kasım 23.53 2018

19 Ekim 2018 Cuma

Bulamadım






















Bulamadım
Çok aradım araflarda kendimi
Bulamadım beni, bulamadım.

Yalnızlığım
Yalnız bırakışındandır.
Tanrım doldur gönlümü.
Ben bulamadım.

Ey Tanrım! Sana Rabbim diyebilir miyim?
Arkadaşım, canım, varlığım.
Gözümün nuru, darağacında andığım
İlelebetim, fiziğim, metafiziğim.
Aradığım, bulduğum, doyamadığım
                                          Rabbim. Yalnızım.

Ben,  ben isem.
Nedir şu aradığım?

Tanrım! Pardon Rabbim…
Nedir galaksiler gibi büyüyen,
Genişleyen ve dolmayan.
Bir boşluk, kocaman bir bilinmeyen.

Rabbim,
Yalnızım.