21 Şubat 2026 Cumartesi
AİDİYET
9 Kasım 2021 Salı
Anneciğim Üzülme Bu Mezar Benim
Anneciğim üzülme
Bu mezar benim
Topraklarım sarı
Susuz kaldım ve yalnızım
Senden önce öldüm affet
Yine eve geç kaldı
m
Anneciğim üzülme
Bu mezar benim
Allah vardı orada
Niye bilmiyorum
Allah vardı her yerde
Anneciğim üzülme
Yine yanlış yaptım
Üzülme diye dirilirim ben
Ben dirilmezsem
Sen ölürsün belki de
Söyle bana
Niye korktuk ölümden
Anneciğim üzülme
Bu günah benim
Allah beni yakmaz
Şehri alabora ettim
Şaşırttım herkesi diye
Bak öldürdüm korktuğun kim varsa
Kurşunlar, kan kusan abiler
Ayıktım ben sarhoşken bile
Bana öyle benler verdiler
Ölmelerle bitmedi
Anneciğim üzülme
Bu mezar benim
O güzel kızlar da
Karanlık ruhumla
Karanlığa boğdum dünyayı da
Şeytan bile yapma dedi
Yaptım ben yine de
Anneciğim üzülme
Bu mezar benim
Benim dedim
Kendimi hiç bilmeden
Şimdi duruldum büyüdüm ve öldüm
Anneciğim üzülme
Bu mezar benim
Güneş yaktı beni
Çürüdü cesedim
Susuzluktan ağladım
Bana su bile vermediler
Geceleri soğuktu
Lavanta kokmuyordu
Yorganların gibi kalın değildi
Sevmedim
Bana biçtikleri kefeni
Anneciğim melekler bile
Senin kadar sevmedi
Kırılmış mermerleri mezarımın
Gözlerim çürümüş
Çürümüş bedenim
Allah’ı kızdırmış
Arzularım, hislerim
Ne gelen olmuş ne giden
Yemi olmuşum böceklerin
Geç olmuş ama anlamışım
Boşluğunu her şeyin
Bu mezar benim
Yeryüzünde ben de
Artık bir yere aitim
16 Ekim 2021 Cumartesi
Geç Kalış
Sonsuz kez nostaljilendik biz orada.
Adımız başka yüzlere denk geldi,
Çoktan yırtıldı güldüğümüz fotoğraflar,
Bırakıp gittiğimiz bile, gitti oralardan.
Hem çocuklukta öldü çoktan,
Fazlaydı bu kadar az kalış,
Her şey çoktan oldu, çoktan.
Geç kalmaya bile geç kaldık ya,
Tekrar oldu yaşamak sonra,
Bir tekrar oldu durdu, sürekli tekrar.
Yaşadık durduk, yine yeniden,
Ne diye? Yaşadık durduk biz bu kadar,
Sanki yeni bir şeyler olacak gibiydi.
Olmadı,
Anlaşılıyordu durgun sokaklardan değil mi?
Biz gittik ya oralardan sonra,
Zaten onlarda çok kalmadılar.
Tahmin edilmez yüzleri vardı,
Ve kime ait olduğu bilinmeyen o sesleri.
Övünüp durdular içimde, kusamadım.
Biz geldik ya bir kere buraya,
Takılıp kaldım orada.
Kirpikleri kaşına değen bir kadın vardı
sonra.
Dedi bana: erken kalkarsan bütün köyü
tanırsın,
Gülüşünde sivrilen çeneler vardı, eskisi
gibi.
Akarsular yüreğime aktı, hatırladım sonra,
Eskidiğim için, eskisi gibi olamazdım.
Bütün köyü tanıdım bir gün, neşesizdik.
Gök kızıllaştığında bile çirkindik artık.
Beklediğim zamanların hatırı vardı duvar tabaklarında,
İbo ölmüştü, çok kişiydik yine de.
Geçmişsiz bir giriftim dağdan inerken bile,
Ağlayacak bir ağaç dibi arıyordum sonra,
Herkesi köyde biri bekliyorken.
Doğru: Bırakıp gittiler beni,
Kalbimin kanının bittiği gündü.
Adımı karaladılar tüm hikayelerden sonra,
Bırakıp gittikleri, hiç bırakıp gitmedi.
2 Ocak 2021 Cumartesi
Sürgündeki Köle
19 Aralık 2020 Cumartesi
TÜRK BONZAİSİ
Bulanmıştım bir bunalıma.
Korkuyordum hayattan; ödenmemiş faturalardan.
Okullardan, diplomalardan, matematikten.
Korkuyordum,
yaz tatillerinden,
Yarının
bize getireceği felaketlerden…
Korkuyordum helal ekmek kazanmayı,
Eşek olmak sanan babalardan, annelerden.
Oysa
ümitsizlik yavurluk değil miydi?
Cennete
doğru namaz koşuyor müminler,
Adalelerimiz
gergin, boş arsalardaydık biz o zaman.
Cehennemi
yudumlarken pet şişelerden; sek ve acı.
Damak
tadına uymayan bir rezalet: uyuşturmak.
Hapları
yutunca fazla salgı dopaminle,
Kritik
bir şüpheyle,
İsa
peygamberle karşılaşmak...
Oysa
ne bir hızır geldi, ne uzandı bir el.
Çin
malı bir telefonda Küstüm, Gürses.
Bir
saç teli, bir paslı cilet.
Bileklerini
keseceksin düşüşleri yaşarken…
Tüm
bunları Ayşe de bilmeyecek.
Uçmak
istiyorum deyor, bankalar peşimde.
Kokain:
zencilerde,
Araplar
aromalı duman, ülke elden gitse bile.
Bonzai
ciğersiz Türkler için ancak.
Gerçi
ekstazi olmasa, televizyonla uyuşacak.
Bu
filmi izleme Ayşe, yine zengi kazancak.
Ayşe
parayı seçme, sevgilin ölcek.
Deyor
ki: Türk erkeğinde ne gezer vizyon.
Ayşe
kendi ayakları üstünde durcak.
Çünkü
bu kapitalizmin en sevdiği pozisyon.
Size
hiç karı yok: yüz liraya tek seans et.
Sonra
gonore, mantar, frenginin birini seç.
Mastürbatör
Türk genci, pornolar ne emrediyor?
Para
için düzülen kadınları, feminenler görmüyor.
Belediye
önlerinde bir adet yangın tüpü bulunmalı.
Sokaklar
istilada,
Bağışıklık
kazandık artık,
Ödenmemiş
senetler için arayan avutlara.
Yaşayın
ölene dek canımız hah çıkacak!
Sıkın
dişinizi biraz daha,
Reis
bize saray yapcak.
5 Aralık 2020 Cumartesi
Aylak Olma Özgürlüğü
Yine
bir kavgaya sokmak isterler beni.
Korkuturlar
açlıkla,
Sefaletle,
kadınsızlıkla korkuturlar!
Korkuturlar
bir çocukluk anısına benzeyen,
O
güzelim yaşamdan atmakla korkuturlar.
Yine
de yılmak istemem ben,
Yılların
içinde çırpınıp dururken!..
Dökülür
beyaz çamdının kireçleri,
Sular
kesilir, bir gece lambalar söner.
Sevdiğim
kadınsa başkasıyla evlenir.
Olsun,
varsın böyle yazılsın kader
Hiçbir
şey yapmamak, acıyı seçmekse,
Yine
de aman dilemem, o kirli kalplerden.
Kiminin
hikayesi yarıda kalır.
Benimki,
hiç başlamaz bile!...
Düşünmek
isterim yüzyıllar boyunca,
Zamanı,
mekanı yahut manayı…
Düşünmek
bir kirli yastık üstünde.
Hiçbir
harekete girişmeden düşünmek!
İstemem
onların davasını, derdini.
İstemem
onların sahtekar sevgisini.
İstemem
bu kölece yaşamı,
Bir
çatlak pencereyle yetinirim.
İstemem
onların canımı isteyen,
Sadece
kendilerine yeten: bu düzenlerini!
Yılmak,
bize sunulan her şeyden:
Rüyanda
boğulduğunu görmek her gece!...
Ben
zaten yaşamıyorum günlerin içinde.
Ayları,
yılları ve kavuşmayı da bilmem.
Bilmem
ben huzurlu evlerin yolunu,
Bilmem
ben deliksiz uyunan uykuyu.
Solup
gitsin ömrüm:
Boynu bükük solgun bir gül gibi.
İstemem
onların bana can verecek suyunu.
4 Nisan 2020 Cumartesi
Unutulanın Şiiri

8 Şubat 2019 Cuma
Ayna
7 Ocak 2019 Pazartesi
Ben Bu Şiiri Sana Yazdım

Yeni bir organ gibi uzanıyorken ellerin.
07 Ocak 2019 Kar yağarken.
Çirkin Olmak

Yüzümü avuçlasam
Ben büyüdükçe çirkin oluyorum
Üstümü örtsen, sobayı yaksan
Ruhumdan çıkmayan kokuyu bulsan
Ben büyüdükçe, ölüm oluyorum
Anneciğim yan odada yaşam kokuyorsun.
Oysa korkutuyor artık beni
Ölümler, krizler, faturalar
Ben, bu dünya için dertlenecek adam değildim
Ben, büyüdükçe çirkin oluyorum.
Ilık sularda yıkasan beni
Yüzüm yeniden yumuşak olsa
Başımı okşasan, sesimi duysan
Adımın yerine geçecek bir renk bulsan
Ben büyüdükçe çirkin oluyorum
Bunu telafi edecek bir yalan bulsan
Herkes yaşıyorken, henüz mezarlar boşken
Bahçeler vardı, akarsular ve evlenmemiş kızlar
Çok korkutuyor beni zaman
Perdeleri savuran şu amaçsız rüzgar.
Yüzümü avuçlasan
Ağlıyorum.
Ben büyüdükce
Çirkin oluyorum.
23 Kasım 23.53 2018
19 Ekim 2018 Cuma
Bulamadım

Bulamadım
Çok aradım araflarda kendimi
Bulamadım beni, bulamadım.
Yalnızlığım
Yalnız bırakışındandır.
Tanrım doldur gönlümü.
Ben bulamadım.
Ey Tanrım! Sana Rabbim diyebilir miyim?
Arkadaşım, canım, varlığım.
Gözümün nuru, darağacında andığım
İlelebetim, fiziğim, metafiziğim.
Aradığım, bulduğum, doyamadığım
Rabbim. Yalnızım.
Ben, ben isem.
Nedir şu aradığım?
Tanrım! Pardon Rabbim…
Nedir galaksiler gibi büyüyen,
Genişleyen ve dolmayan.
Bir boşluk, kocaman bir bilinmeyen.
Rabbim,
Yalnızım.
Seni Düşündüm

I.
Seni düşündüm.
Kendini terk etmiş, bende kalmışsın.
Yanlış hatıram..
Biliyorum sen hiç böyle olmadın.
Biliyorum, ben de hiç böyle sevmedim seni.
Gitmenle yola çıkan bir sevda bu,
Dönüşünle bitebilir, dönme geri…
II.
Gömleğimin cebinde gül kuruttum.
Gerçekten buna değer misin?
Seni düşündüm.
Dürüldüm kan kuyusu yatağıma,
Yüreğimde iblisin ses tonuyla düşündüm.
Uyudum, uyku dersen buna.
Uyudum kendim, kendimden uzakta.
Uyudum, sen benden gidersin diye.
Uyudum, seni silecek beyaz uykularda.
III.
Seni düşündüm.
Taşıyamıyorum.
2017 Ağustos
Yanılmak

Ben, bütün gün seni düşünüyorum Allah’ım.
Nasılda, ne kadar çok her yerdesin sen?
Daha şiirim bitmeden, sonunu biliyorsun.
Biliyorsun, daha ben yola düşmeden, -sen diyerek.
Yolun sonunu göremeyeceğimi biliyorsun.
Tüm kusurlarımı insan olmama bağlıyorum.
Bilerek yanılıyorum, bu yanılmak mıdır?
Olmuyor neyi koysam, kalbimi dolduramıyorum.
Bu beyhude arayış bir son bulacak mıdır?
Ölelim, belki ölümü ansımaktır bu arayış.
Doğru yolu biliyorsam, yanlış yol tercihimse,
Bile bile yanılıyorsam, bu yanılmak mıdır?
Geldiğim yerlerden, kendimi getiremiyorum.
Kauai O'o

Hiç yoktan bir yabancı olur insan
Bir sabah uyandığında bir yabancı olur
Uvuzları, ismi, hattıraları
Yıllardır bilinçsizce tekrarladığı ritüelleri
'Ben' dediği ne varsa, bir sabah kaybolur.
Sığamadı şu hudutsuz bahçene
Senin kulun, rengarenk kuşlarını yok etti
Şehvetin hevesiyle diş geçirilen tenlerin
Sabahı göremeyen arzularına daldı
Sevmeyi, sevilmeyi kaybetti.
Bir sabah 'ben' dediği ne varsa,
Kablolarla bağlanmış, boşa giden zamanlarda
Bir daha dönmemek üzere
Geçti, geçti ve gitti sonsuza kadar.
Bu çağda yaşamaktan, fena halde perişan,
Olağan bir galip gidemeyiş, her vakit
Peki nedir senin bizden istediğin?
Sabahı göremeyen aşkların uzağında,
Bizim birbirimizi sevmemiz.
2018 Ağustos
26 Mayıs 2018 Cumartesi
Böyle Geceler
2017
24 Mayıs 2018 Perşembe
Gece


